Dostlara ''Ben Ruhi Bey Nasılım''

Okan SOMER İstanbul-2006
Büyük şair Edip Cansever'in bir tiyatro uyarlamasına gittim ve izlenimlerimi Kahve Molası okurlarıyla paylaşmak istedim. ''Biz kiayrıntıyaaykırıyaayrıksıyaazınlığa tutkunuz''Hep hayalidir sanatçının o son delilik dönemi eserini sahneye koyabilmek ve perdeyi o kendi bildiği şekilde kapatabilmek. Cansever'in de bu isteğini Sayın Cüneyt Çalışkur hayat'a geçirmiş ve Uğur Polat'ın muhteşem performansı ile gerçek lirik bir oyun seyretmek zevkini bize taşımış. Bu oyunu 2001 yılından beri sahnelemeye devam eden İstanbul Devlet Tiyatrosu'na da ayrıca teşekkür etmek lazım.Cansever dönemin aykırı şair'i olmasındaki ısrarı bugün belki Türk şiir'indeki önüne geçilemez 'dize düzenini' sarsılmasındaki ilk eşik olacaktır. Cansever'in bu tragedyaları ile mısra işlevini yitirecek düzyazı olanakları artık şiirde de denenir hale gelecektir.Korkmuyorum artık solmaktanSolmaktan ve solgunluktanGelmişim nerelerden böyleKurumuş bir dere yatağı gibiYa da pek kurumamış daBaygın, hasta ya da can çekişenÇırparaktan yüzgeçlerimi dip sularındaYa da yer tahtaları, muşamba, örtük perdelerin kasvetiniYorgun düşerek taşımaktanVe ne çıkar ayırmasam kendimiSuların büyük içkilere kavuştuğu koylardanOnun eserdeki nihilist yaklaşımı temelde ikiyüzlülüğe ve yapaylığa karşı duyarsız delilik edasıdır. Toplumla birlikte kendisini de kıskacına almaya çalışan bu kabustan kurtulmaya çalışır gibidir. Kendisi için kurgulanmış yaşamı reddetmektedir. Sorduğu sorular eser boyunca tersini arayan cevaplardır. Bu eda içindeki yaşam gerçeğe daha yalın yaklaşımı mı sağlamaktadır.Yaşam aslında ölüme adanmış bir sorgulama sürecimidir. Ve plan Ve dizayn kendine mi ait olmalıdır.Aslında düşer gibi göründüğümüz zamanda avucumuzda sanatla tepenin üstündeyizdir. Hedef sanatsa ölümde hoş sorgulamalar ve kabul edilir imgeler içine girer ve bununla daha fazla dalga geçebiliriz. Artık sarhoş bir mutluluk başlamıştır.Saklamışım anlaşılanOdasında yapayalnız doğuran bir kadınınDışa vurmak istemediğiYa da pek gereksinmediğiO iniltiyi andıranDuyurulmayan her şeyi.Yaşamı simgeleyen doğumda sorgulanan ölümdür. Bulantı bu iki kısa zaman arasında yaşanmaktadır. Ve belki de artık kendi ölümünü anlatma vakti gelmiştir. Hepimiz için bir gün sözün biteceği yer deNiye ölmemeli öyleyseYaşamak mutlu bir devinimse.Ben Ruhi bey kimliğinde Cansever'in eserinde kendimden çok şey buldumBelki de bu yüzden çok sevdim.Sizlerinde şiirlerde kendinizden bir şeyler bulmanız umuduyla…
Okan Somer-2006 İstanbul
Büyük şair Edip Cansever'in bir tiyatro uyarlamasına gittim ve izlenimlerimi Kahve Molası okurlarıyla paylaşmak istedim. ''Biz kiayrıntıyaaykırıyaayrıksıyaazınlığa tutkunuz''Hep hayalidir sanatçının o son delilik dönemi eserini sahneye koyabilmek ve perdeyi o kendi bildiği şekilde kapatabilmek. Cansever'in de bu isteğini Sayın Cüneyt Çalışkur hayat'a geçirmiş ve Uğur Polat'ın muhteşem performansı ile gerçek lirik bir oyun seyretmek zevkini bize taşımış. Bu oyunu 2001 yılından beri sahnelemeye devam eden İstanbul Devlet Tiyatrosu'na da ayrıca teşekkür etmek lazım.Cansever dönemin aykırı şair'i olmasındaki ısrarı bugün belki Türk şiir'indeki önüne geçilemez 'dize düzenini' sarsılmasındaki ilk eşik olacaktır. Cansever'in bu tragedyaları ile mısra işlevini yitirecek düzyazı olanakları artık şiirde de denenir hale gelecektir.Korkmuyorum artık solmaktanSolmaktan ve solgunluktanGelmişim nerelerden böyleKurumuş bir dere yatağı gibiYa da pek kurumamış daBaygın, hasta ya da can çekişenÇırparaktan yüzgeçlerimi dip sularındaYa da yer tahtaları, muşamba, örtük perdelerin kasvetiniYorgun düşerek taşımaktanVe ne çıkar ayırmasam kendimiSuların büyük içkilere kavuştuğu koylardanOnun eserdeki nihilist yaklaşımı temelde ikiyüzlülüğe ve yapaylığa karşı duyarsız delilik edasıdır. Toplumla birlikte kendisini de kıskacına almaya çalışan bu kabustan kurtulmaya çalışır gibidir. Kendisi için kurgulanmış yaşamı reddetmektedir. Sorduğu sorular eser boyunca tersini arayan cevaplardır. Bu eda içindeki yaşam gerçeğe daha yalın yaklaşımı mı sağlamaktadır.Yaşam aslında ölüme adanmış bir sorgulama sürecimidir. Ve plan Ve dizayn kendine mi ait olmalıdır.Aslında düşer gibi göründüğümüz zamanda avucumuzda sanatla tepenin üstündeyizdir. Hedef sanatsa ölümde hoş sorgulamalar ve kabul edilir imgeler içine girer ve bununla daha fazla dalga geçebiliriz. Artık sarhoş bir mutluluk başlamıştır.Saklamışım anlaşılanOdasında yapayalnız doğuran bir kadınınDışa vurmak istemediğiYa da pek gereksinmediğiO iniltiyi andıranDuyurulmayan her şeyi.Yaşamı simgeleyen doğumda sorgulanan ölümdür. Bulantı bu iki kısa zaman arasında yaşanmaktadır. Ve belki de artık kendi ölümünü anlatma vakti gelmiştir. Hepimiz için bir gün sözün biteceği yer deNiye ölmemeli öyleyseYaşamak mutlu bir devinimse.Ben Ruhi bey kimliğinde Cansever'in eserinde kendimden çok şey buldumBelki de bu yüzden çok sevdim.Sizlerinde şiirlerde kendinizden bir şeyler bulmanız umuduyla…
Okan Somer-2006 İstanbul
Düşlüyor Ölümünü Ruhi BeyNiye ölmemeli öyleyseYaşamak mutlu bir devinimse.Ölüsünü bekliyor Ruhi BeyBir yanda Ruhi Bey bir yanda ölüVe görmemek ister gibi ölüyüOturmuş bir iskemleye.Ben ki bir ölüyü beklemekle geçirdim geceyiBir ölüyü ve ölünün bütün inceliklerini.Getirdiler beni sayrılar evine bir sabahAsansörle yukarı çıkardılarTertemiz bir yatağa yatırdılar - ben böyle istedim böyle oldu -Oda numaran 283'dü aklımda doğru kaldıysaPencereden tepeler görünüyordu, bulutlar ve birtakım kuşlarla devinen tepelerYakınımdan geçiyordu bazı kuşlar daBeyaz bir saat asılıydı duvarda. Duvarın her yerindenBembeyaz saatler asılıydıVe her şey o kadar beyazdı ki, ayrıntılarYılların eklem yerlerini gösteriyordu sankiVe bütün eklem yerlerinde koskocaman bir ölüRuhi Beyin ölüsüHepsi de ur gibi beniSarmıştı ur gibi Ruhi BeyiO gün sigara içtim akşama kadar- İkinci gün aldılar sigaramı -Ve saatler biraz sarardıSarardı bütün ayrıntılar.Ve otuz sekizin altına düşmedi ateşimYataktan kalkamadımO gece uyuyamadım sabaha kadarKoridorlarda ayak sesleri, bağrışmalarKapı gıcırtıları ve acayip seslerBilmem böylece kaça çıktı beklediğim ölüler.Üçüncü gün kan şişeleri, tüpler, serumlarDoktorlar, hastabakıcılarAralıksız girip çıkmalarGidip gelmelerTepelerden pencereye akan kuşlarPencereye sıvanan kuşlarVe benim mutluluğumun altındaKararıp yitti bütün ayrıntılarBir daha görünmediVe artık hiç görünmeyenŞişeler, tüpler, serumlar.Ve o gün ilk defa ölüsünü gördü Ruhi BeySoğumuşgövdesini gördüDonuk gözlerini, durmuş kalbiniGördü neye benzerse bir ölü.- Ben Ruhi Bey nasılım- Mutlusunuz Ruhi Bey.Yarın gazetelerde çıkacak ilanlarımRuhi Bey öldüBu ölüm töreninde mutlaka bulunacağımBir daha görmek için ölümüÇelenkler yığılacak avluyaKi benim sayısız ölülerimeYaldızlı yapraklarını kıpırdatarak bakacaklarSevgiyleVe babam elinde gümüş kırbacıylaBir başına bir ölüAnnem bir limon görüntüsünün önünde giyinmiş ölümlüğünüÖlüler halinde duracak onlar daDışımdaki ölüler, içimdeki ölülerBir alaşım halinde, donuk güneşin altındaVe benim mutluluğumun altındaAkıp gidecek bütün kötülüklerÖlümün armaları gibiAkıp gidecekler en sonundaNiye ölmemeli öyleyseYaşamak mutlu bir devinimse.KORO(Çiçek sergicisi, meyhane garsonu, meyhane patronu, kürk tamircisi Yorgo,Hayrünnisa, genelev kadını, otel katibi, cenaze kaldırıcısı Adem, akordeoncukadın, emekli postacı, vb.)Çelenklerimizle geldik, yoktunuzAra sokaklarda, pasajlarda aradık, yoktunuzMeyhanelere baktık, otellere sorduk, yoktunuzNerdesiniz, Ruhi Bey?RUHİ BEYO kadar bekledim ki, geliyorumÖlümümü bekledim, geliyorumBir ölüyü ve ölünün bütün incelikleriniBekledim geliyorum.Ben Ruhi Bey, mutlu olan Ruhi BeyÖlümü gömdüm, geliyorumBir sonbahar günüydü, geliyorumGüneşler buz gibiydi, geliyorumVe bütün kötülüklerÖlümün armaları gibiydiSize anlatırım, geliyorum.Hepsini, hepsini gömdüm, geliyorumHavuzun kırık taşlarını - siz bilmezsiniz -Limonluğu ve kırmızı konağı - siz bilmezsiniz -Aynalarda kendini seven Ruhi Beyi - siz bilmezsiniz -Ve bildiğiniz Ruhi Beyi -ya da pek bilmediğiniz -Gömdüm ben, geliyorum.KOROİyi biliriz sizi biz, iyi bilirizNerdesiniz Ruhi Bey.RUHİ BEYGömdüm hepsini, geliyorumBütün ölülerimi gömdüm, geliyorum.KOROPeki ya sonuç, Ruhi Bey, ya sonuçBiz sizi tanımaz mıyızSiz ne yaparsınız bundan sonra, biz ne yaparızBir bütünün parçalarıyız, bir bütünün parçalarıyız.RUHİ BEYSonuç mu dediniz, ne dediniz, ne dedinizSonuç hiç gömülür mü, geliyorumBen yalnız ölülerimi gömdüm, geliyorum.KORODoğrusu anlamıyoruz Ruhi BeyHer insan biraz ölüdürBiz ki bir bütünün parçalarıyız, bilirizHer insan biraz ölüdür.RUHİ BEYİnsan yaşıyorken özgürdürYaklaştım iyice, geliyorum.KOROHer insan biraz ölüdürBiz de biraz ölüyüz.RUHİ BEYÖlüler ki bir gün gömülürİçimizdeki ölüler, dışımızdaki ölülerİnsan yaşıyorken özgürdürİnsanyaşıyorkenözgürdür.E.Canseven

Yorumlar